Belediyelerin Görev ve Hizmet Alanı Dışında Şirket Kurmaları, Kurulan Şirketlere Ortak Olmaları

  • Mevzuat Tarihi23.06.2021
  • KurumŞükrü ACIELMA

Belediyeler bazı faaliyetlerini şirket kurmak ya da kurulmuş şirketlere ortak olmak suretiyle yerine getirmeyi tercih etmektedirler. Belediyeler şirket kurarken ya da kurulmuş şirketlere ortak olurken kendilerine görev olarak verilen bazı faaliyetlerin yerine getirilmesini amaçlarken bazen de belediyenin görev alanına girmemekle beraber belediyeye gelir getirmek, kurulacak şirketin beldenin gelişmesine, istihdam artışına katkı sağlayacağı gibi çeşitli nedenlerle şirket kurabilmekte ya da kurulan şirketlere ortak olabilmektedirler. Bura da şu soru karşımıza çıkmaktadır. Belediyeler her alanda şirket kurabilir mi? Ya da kurulmuş şirkete ortak olabilir mi? Yoksa belediyelerin kendilerine verilen görev ve hizmet alanı dışında şirket kurmaları mümkün değil midir? Makalemizde belediyelerin hangi alanlarda şirket kurabilecekleri ya da ne tür kurulmuş şirketlere ortak olabilecekleri konusu, mevzuat hükümleri ve 2019 yılı Sayıştay Denetim Raporundaki bulgular çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılacaktır. (YAZININ TAMAMINI SİTE ÜYELERİ OKUYABİLMEKTEDİR. ÜYELİK İÇİN ÜCRETSİZ KAYIT YAPABİLİR VE YAZIYI OKUYABİLİRSİNİZ)

Belediyelerin Görev ve Hizmet Alanı Dışında Şirket Kurmaları, Kurulan Şirketlere Ortak Olmaları

Şükrü ACIELMA

İçişleri Bakanlığı Kontrolörü

1.Giriş 

Belediyeler bazı faaliyetlerini şirket kurmak ya da kurulmuş şirketlere ortak olmak suretiyle yerine getirmeyi tercih etmektedirler. Belediyeler şirket kurarken ya da kurulmuş şirketlere ortak olurken kendilerine görev olarak verilen bazı faaliyetlerin yerine getirilmesini amaçlarken bazen de belediyenin görev alanına girmemekle beraber belediyeye gelir getirmek, kurulacak şirketin beldenin gelişmesine, istihdam artışına katkı sağlayacağı gibi çeşitli nedenlerle şirket kurabilmekte ya da kurulan şirketlere ortak olabilmektedirler. Burada şu soru karşımıza çıkmaktadır. Belediyeler her alanda şirket kurabilir mi? Ya da kurulmuş şirkete ortak olabilir mi? Yoksa belediyelerin kendilerine verilen görev ve hizmet alanı dışında şirket kurmaları mümkün değil midir? 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabileceği” hükmü ile, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70 inci maddesinde; “Belediye kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usûllere göre şirket kurabilir.” hükümlerinden belediyelerin kendilerine verilen görev ve hizmet alanı dışında şirket kurmalarının mümkün olmadığı sonucunun çıkarılıp çıkarılamayacağı gibi birçok soru akla gelmektedir. 2019 Yılı Sayıştay Denetiminde bir büyükşehir belediyemizin uzaycılık alanında faaliyet gösterecek bir firmaya ortak olması kararının tenkit edildiğini görmekteyiz. Kararda özetle; “5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 26’ncı maddesinde; Büyükşehir belediyesinin kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabileceği, görev ve hizmet alanı dışında şirket kurulmasının ya da kurulmuş şirkete ortak olunmasının mevzuata aykırı olduğu” belirtilmektedir. İlgili rapordaki tenkitin kendi içinde haklı dayanağı bulunmakla birlikte, eksik olduğu ve bu tenkite katılmadığımdan bu makaleyi kaleme almayı gerekli gördüm. Makalede belediyelerin hangi alanlarda şirket kurabilecekleri ya da ne tür kurulmuş şirketlere ortak olabilecekleri konusu, mevzuat hükümleri ve 2019 yılı Sayıştay Denetim Raporundaki bulgu çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılacaktır.

2. Belediyelerin Görev ve Hizmet Alanının Belirlenmesi

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabileceği” hükmü ile, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70 inci maddesinde; “Belediye kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usûllere göre şirket kurabilir.” hükümleri yer almaktadır. Gerek Büyükşehir Belediyesi Kanunu gerekse Belediye Kanununun ilgili maddelerinde belediyelerin kendilerine verilen görev ve hizmet alanında şirket kurabilecekleri hükmü yer almaktadır. Burada cevabını bulmamız gereken soru belediyelerin kendilerine verilen görev ve hizmet alanların ne olduğu ve nasıl belirleneceği sorusudur. Belediyelerin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; 

“a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. 

b)Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilir veya yaptırabilir, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayabilir; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilir ve işletebilir; mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını yapabilir; kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilir; bu amaçla bakım ve onarımını yapabilir, korunması mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden inşa edebilir. Gıda bankacılığı yapabilir.” şeklinde belirlenmiştir.

Belediyenin yetkileri ve imtiyazları ise 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinde;

“a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak. 

….

e) Müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek. 

f) Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek. 

g) Katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak ve yaptırmak. 

…..

j) Toptancı ve perakendeci hâlleri, otobüs terminali, fuar alanı, mezbaha, ilgili mevzuata göre yat limanı ve iskele kurmak, kurdurmak, işletmek, işlettirmek veya bu yerlerin gerçek ve tüzel kişilerce açılmasına izin vermek. 

Belediye, (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen hizmetleri Danıştayın görüşü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebilir; toplu taşıma hizmetlerini imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde ruhsat vermek suretiyle yerine getirebileceği gibi toplu taşıma hatlarını kiraya verme veya 67 nci maddedeki esaslara göre hizmet satın alma yoluyla yerine getirebilir. İl sınırları içinde büyükşehir belediyeleri, belediye ve mücavir alan sınırları içinde il belediyeleri ile nüfusu 10.000'i geçen belediyeler, meclis kararıyla; turizm, sağlık, sanayi ve ticaret yatırımlarının ve eğitim kurumlarının su, termal su, kanalizasyon, doğal gaz, yol ve aydınlatma gibi alt yapı çalışmalarını faiz almaksızın on yıla kadar geri ödemeli veya ücretsiz olarak yapabilir veya yaptırabilir, bunun karşılığında yapılan tesislere ortak olabilir; sağlık, eğitim, sosyal hizmet ve turizmi geliştirecek projelere Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile ücretsiz veya düşük bir bedelle amacı dışında kullanılmamak kaydıyla taşınmaz tahsis edebilir.” şeklinde belirlenmiştir.

Burada cevabını bulmamız gereken önemli bir soru daha bulunmaktadır. Belediyelere verilen görev ve yetki sadece 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14 ve 15 inci maddeleri ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7 ve 10 uncu maddelerde sayılan görev ve yetkilerle mi sınırlıdır. Sorunun cevabı elbette ki hayırdır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 10 uncu maddesinde belirtildiği gibi; Büyükşehir ve ilçe belediyeleri; görevli oldukları konularda bu Kanunla birlikte Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri ile ilgisine göre belediyelere tanınan yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahiptir. Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere belediyelere 5393 sayılı Kanun ve 5216 sayılı Kanunla verilen görev ve yetkilerin dışında da farklı Kanun ve Yönetmelikler ile birçok yetki ve görev verilmiştir. Dolayısıyla belediyelerin yetki ve görevlerinin sadece 5393 sayılı Kanun ve 5216 sayılı Kanunla verilen görev ve yetkilerle sınırlı olduğunu söylemek hatalı bir söylem olacaktır. Ayrıca Belediyenin yetkileri ve imtiyazları başlıklı 5393 sayılı Belediye Kanununun 15/a maddesinde belirtildiği üzere; “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak” ibaresi belediyelerin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmalarını mümkün kılmaktadır.

3. Belediyeler Belediye Görev ve Hizmet Alanı Dışında Faaliyet Gösterecek Şirket Kurabilir Mi?

Makalemize konu edilen ilgili Büyükşehir Belediyesi 2019 Yılı Denetim Raporunun ilgili tenkit maddesinde özetle; “5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 70’inci maddesinde Belediyenin kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usûllere göre şirket kurabileceği belirtilmiştir. Benzer şekilde 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 26’ncı maddesinde de Büyükşehir belediyesinin kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla kurulan şirketlerin faaliyet alanlarının, belediyelerin görev ve yetki alanıyla sınırlı olması zorunludur. Bu kapsamda kurulacak belediye şirketleri mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla, 5393 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen alanlarda faaliyet gösterebileceklerdir. Dolayısıyla belediye şirketlerinin faaliyet gösterebilecekleri alanlar şunlardır; çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans, şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut, kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtları, sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma, ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetleri, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak, Devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını, her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyaçlarının karşılanması; sağlıkla ilgili her türlü tesisin açılması ve işletilmesi, mabetlerin yapımı, bakımı, onarımını, kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunması, bu amaçla bakım ve onarımının yapılması, korunması mümkün olmayanların aslına uygun olarak yeniden inşa edilmesi, sporu teşvik etmek amacıyla gençlere spor malzemesi vermesi, amatör spor kulüplerine ayni ve nakdî yardım yapılması, her türlü amatör spor karşılaşmaları düzenlemesi, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan öğrencilere, sporculara, teknik yöneticilere ve antrenörlere belediye meclisi kararıyla ödül verilmesi, gıda bankacılığı yapması. Şirket Esas Sözleşmesi'nde şirketin amaç ve konusu olarak sayılan hususların hiç biri 5393 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen faaliyet alanları ile ilgisi bulunmamaktadır. Diğer yandan İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünce yayımlanan 21.04.2008 tarih ve B.05.0.MAH.0.65.001/80000-11273 sayılı Genelge’de; İl Özel İdaresi Kanunu, Belediye Kanunu ve Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na göre mahalli idareler, kendilerine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre yetkili organlarının kararı ile sermaye şirketi kurabileceği, mahalli idarelerin kendi hizmet ve görev alanıyla ilgili olmayan; ithalat, ihracat, market, pazarlama, muhtelif malzeme üretimi ve benzeri ticari konularda faaliyette bulunmak amacıyla şirket kurmasına, bu amaçla kurulan şirkete ortak olması veya kurulmuş şirketleri bedelsiz devir almasına imkân bulunmadığı belirtilmiştir. Şirketin amacına baktığımızda iki önemli kriter bulunmaktadır. Birincisi şirket amacının mahallî müşterek nitelikte olması, ikincisi 5393 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen alanlarda faaliyet göstermesidir. Sonuç olarak, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve adı geçen Genelge uyarınca Büyükşehir Belediyesinin görev ve hizmet alanlarıyla ilgili olmayan alanda kurulan şirkete ortak olması mevzuata aykırıdır.” görüşü savunulmaktadır.

Yukarda detaylı olarak anlattığımız görüş kendi içinde haklı mevzuat hükümlerine dayandırılmış gibi görünse de eksik ve hatalıdır. Şöyle ki, kurulacak şirket amacının 5393 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen alanlarda faaliyet göstermesinin gerektiği düşüncesi eksik bir değerlendirmedir. Nitekim Kanunun 15 inci maddesinde de belediyelerin yetki ve imtiyazları belirlenmiş olup 14 üncü maddede belediyeye verilen yetkiler dışında belediyeye görevler verilmiştir. Yine bunun yanında 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 10 uncu maddesinde belirtildiği gibi; büyükşehir ve ilçe belediyeleri; görevli oldukları konularda bu Kanunla birlikte Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri ile ilgisine göre belediyelere tanınan yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahiptir denilmek suretiyle belediyelerin Belediye Kanunu ve Büyükşehir Kanunu ile verilen görev ve yetkileri ve görevleri dışında da diğer mevzuat hükümleri ile verilen görev ve yetkilerinin bulunabileceği hususu hatırlatılmaktadır. Dolayısıyla belediye görev ve hizmet alanını sadece Belediye Kanununun 14 üncü maddesi ile belediyeye verilen yetkiler ve görevlerle sınırlamak eksik ve hatalı bir yaklaşım olacaktır. 

4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun “Yönetici Şirket” başlıklı 4/D maddesinde; “Bölgenin yönetimi ve işletmesinden sorumlu yönetici şirkete, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine bağlı odalar, yerel yönetimler, bankalar ve finans kurumları, bölgede sınai faaliyet yürüten yerli ve yabancı özel hukuk tüzel kişileri, konuyla ilgili vakıf, kooperatif ve dernekler, ilgili kamu kuruluşları ve ihracatçı birlikleri kurucu ya da sonradan ortak olabilirler.” hükmü yer almakta yine 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun “Yönetici Şirket” başlıklı 5 inci maddesinde; “Yönetici şirkete ayrıca, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine bağlı odalar ve borsalar, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonuna bağlı odalar, birlikler ve federasyonlar, yerel yönetimler, bankalar ve finansman kurumları, yerli ve yabancı özel hukuk tüzel kişileri, AR-GE ve teknoloji geliştirme ile ilgili vakıf, kooperatif ve dernekler,  ilgili kamu kuruluşları ve ihracatçı birlikleri kurucu ya da sonradan ortak olabilir. Yerel yönetimler, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kendi meclis kararına binaen yönetici şirkete ortak olabilir.” hükmü yer almaktadır.

Netice olarak; 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun “Yönetici Şirket” başlıklı 4/D maddesi, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun Yönetici Şirket Başlıklı 5 inci Maddesindeki örnekler ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 10 uncu maddesinde belirtilen; “Büyükşehir ve ilçe belediyeleri; görevli oldukları konularda bu Kanunla birlikte Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri ile ilgisine göre belediyelere tanınan yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahiptir” hükmü belediyelerin görev hizmet alanının ve yetkilerinin 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesi ile sınırlı olmadığının en önemli kanıtıdır. Ayrıca, belediyenin yetkileri ve imtiyazları başlıklı 5393 sayılı Belediye Kanununun 15/a maddesinde belirtildiği üzere; “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak” ibaresi de belediyelerin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmalarını mümkün kılmaktadır bu nedenle belediyelerin mahalli müşterek nitelikte olmak kaydıyla her alanda faaliyet gösterecek şirket kurmalarının mümkün olduğu değerlendirilmektedir.

4. Belediyeler Belediye Görev Ve Hizmet Alanı Dışında Faaliyet Gösteren Şirketlere Ortak Olabilir Mi?

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabileceği” hükmü ile, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70 inci maddesinde; “Belediye kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usûllere göre şirket kurabilir.” hükümleri yer almakla birlikte kurulmuş ya da kurulacak şirketlere ortak olma ile ilgili ilgili kanun maddelerinde hüküm bulunmamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Meclisinin Görev ve Yetkileri” şaşlıklı 18/i maddesinde; “Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek.” hükmünde belediyelerin kurulmuş ya da kurulacak şirketlere belediye meclisi kararı ile ortak olabilecekleri belirtilmektedir. 

Makalemize konu edilen ilgili Sayıştay Raporundaki bulgunun şirket kurma bakımından geçerli olduğunu kabul dahi etsek (belediyelerin sadece 5393 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde kendisine verilen görevler ile alakalı şirket kurabilecekleri bunun dışında şirket kuramayacakları) ki hatalı olduğuna makalemizin ilgili bölümlerinde değinilmişti, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 26 ncı maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70 inci maddesinde şirkete ortak olma konusunun yer almaması dahi şirkete ortak olma konusunda hiçbir kısıtlamanın bulunmadığının kanıtı niteliğindedir. Nitekim ortaklık kurulması konusunda bir sınırlama bulunsa idi kanun metninde ortaklık kurulması konusunun da düzenlenmesi gerekirdi.

Netice olarak; hem 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun “Yönetici Şirket” başlıklı 4/D maddesi, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun “Yönetici Şirket” başlıklı 5 inci maddesindeki örnekler, hem de 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 26 ncı maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70 inci maddesinde şirkete ortak olma konusunun yer almaması belediyelerin kurulmuş ya da kurulacak şirkete ortak olma konusunda hiçbir kısıtlamanın bulunmadığı, her alanda faaliyet gösteren şirketlere belediyelerin ortak olabilecekleri değerlendirilmektedir.

5. Sonuç

Belediyelere 5393 ve 5216 sayılı Kanunlarla verilen görev ve yetkilerin dışında da farklı kanun ve yönetmelikler ile birçok yetki ve görev verilmiştir. Dolayısıyla belediyelerin yetki ve görevlerinin sadece 5393 ve 5216 sayılı Kanunlarla verilen görev ve yetkilerle sınırlı olduğunu söylemek hatalı bir söylem olacaktır. Ayrıca, “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 5393 sayılı Belediye Kanununun 15/a maddesinde belirtildiği üzere; “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak” ibaresi belediyelerin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmalarını mümkün kılmaktadır.

4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun “Yönetici Şirket” başlıklı 4/D maddesi, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun “Yönetici Şirket” başlıklı 5 inci maddesindeki örnekler ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 10 uncu maddesinde belirtilen; “Büyükşehir ve ilçe belediyeleri; görevli oldukları konularda bu Kanunla birlikte Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri ile ilgisine göre belediyelere tanınan yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahiptir” hükmü belediyelerin görev, hizmet alanının ve yetkilerinin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14 üncü maddesi ile sınırlı olmadığının en önemli kanıtıdır. Ayrıca “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15/a maddesinde belirtildiği üzere; “Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak” ibaresi de belediyelerin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmalarını mümkün kılmaktadır bu nedenle belediyelerin mahalli müşterek nitelikte olmak kaydıyla her alanda faaliyet gösterecek şirket kurmalarının mümkün olduğu değerlendirilmektedir. Şirkete ortak olma konusunda ise; hem 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun “Yönetici Şirket” başlıklı 4/D maddesi, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun “Yönetici Şirket” başlıklı 5 inci maddesindeki örnekler, hem de 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Şirket kurulması” başlıklı 26 ncı maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70 inci maddesinde şirkete ortak olma konusunun yer almaması belediyelerin kurulmuş ya da kurulacak şirkete ortak olma konusunda hiçbir kısıtlamanın bulunmadığı, her alanda faaliyet gösteren şirketlere belediyelerin ortak olabilecekleri değerlendirilmektedir.


İlgili Kanun:

Belediye Kanunu


Yorumlar