www.mevzuattakip.com.tr



Kontrol, Denetim veya İnceleme Sonucunda Tespit Edilecek Kamu Zararları Konusunda Yapılacak İş ve İşlemler


UYARI: Makale’nin tamamına, sitemize üye girişi yaptıktan sonra ulaşabilirsiniz. Siteye üye değilseniz, lütfen ÜYE OL butonuna tıklayarak üye olunuz. Üyelik esnasında, girilen bilgilerin şüpheli olması halinde, üyeliğiniz silinecektir.


KONTROL, DENETİM VEYA İNCELEME SONUCUNDA TESPİT EDİLECEK KAMU ZARARLARI KONUSUNDA YAPILACAK İŞ VE İŞLEMLER

Hüseyin Eren HERSAN

İçişleri Bakanlığı Kontrolörü

 

Belediye personel ve yöneticilerimizin, İçişleri Bakanlığı denetim elemanlarınca (Mahalli İdareler Kontrolörleri ve Mülkiye Müfettişleri) gerçekleştirilen teftişler sonrası, kamu zararı olduğu görüş ve kanaatine varılan hususlar üzerine yapılacak işlemler konusunda tereddüt yaşadıkları, zaman zaman usul hataları nedeniyle kamu zararının tahsilinde problemler yaşandığı tarafımıza ulaşan sorulardan anlaşılmaktadır. Bu sorunların temelinde kamu zararı ve bu zarar konusunda yapılacak iş ve işlemleri düzenleyen mevzuatın aslında merkezi idarenin; merkez ve taşra birimleri için hazırlanmış olması nedeniyle, mahalli idarelerin örgütlenme ve işleyiş sistemine uygun olmaması yatmaktadır. Bunun en bariz örneği, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te Belediye Başkanı’nın dahil olduğu bir konuda kamu zararı tespit edilmesi durumunda, nihai değerlendirmenin üst yönetici sıfatıyla yine belediye başkanı tarafından yapılacak olmasını gösterebiliriz.

Yukarıda bahsedilen sebeplerle, kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilecek kamu zararları konusunda yapılacak iş ve işlemler bu makalemizin konusunu oluşturmaktadır. Konu ve kavram karmaşasına mahal vermemek için kamu zararından sorumlu tutulanların yapacakları başvuru ve itirazlara bu makalede değinilmeyecektir.

Kamu zararı; 5018 sayılı Kanun’un 71. maddesinde “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır. 

Kamu zararı; Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesine göre; kontrol, denetim veya inceleme; Sayıştay’ca kesin hükme bağlama veya Yargılama, sonucunda tespit edilecektir.

Makalemizin konusunu oluşturan belediyede yapılan kontrol, denetim veya inceleme sırasında tespit edilen kamu zararı; müstakil bir tazmin raporuna bağlanarak ya da idari denetim raporunun “kamu zararı oluşturan işlemler” başlığı altında açıklanarak ilgili belediyesine gönderildikten ya da teslim edildikten sonra Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7/A maddesine göre; ilgili harcama yetkilisinin görüşünü de içeren ve harcama birimi tarafından düzenlenen Yönetmelik Ek-1’deki Değerlendirme Formu ile birlikte belediye başkanının değerlendirmesine sunulur. Belediye başkanı gerek görmesi halinde varsa hukuk biriminin görüşüne, sorumluların ve/veya ilgililerin bilgisine başvurabilir. Belediye başkanının değerlendirmesi altmış gün içerisinde sonuçlandırılmalıdır.

Belediye başkanları, kamu zararına ilişkin tespitlerin değerlendirilmesinde aşağıda yer alan hususları birlikte dikkate almalıdır:

a) Kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eyleminin varlığı.

b) Mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemden bir kamu zararı oluşması.

c) Sorumlu ve ilgililerin belirlenmesi.

ç) Kamu zararının; sorumlunun kasıt, kusur veya ihmalinden kaynaklandığına ilişkin illiyet bağının kurulması.

Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da, belediye başkanlarının kamu zararı oluşup oluşmadığı konusunda yapacakları değerlendirmelerin, her idari işlemde olduğu gibi, sınırsız bir yetki gibi algılanmaması gerektiğidir. 

Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamu zararı konuları hakkında belediye başkanlarınca; “bu konular kamu zararı değildir ve bunların tahsili gerekmemektedir.” şeklinde karar verilerek işlemin sonuçlandırılması, bahsi geçen konularda sorumluluğun üstlenilmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle, kontrol, denetim veya inceleme sonucunda konusunda uzman olan denetim elemanlarının yapmış olduğu kamu zararına ilişkin tespitler hakkında belediye başkanınca aksi değerlendirme yapılacaksa, bahsi geçen kamu zararı tespiti yapıldıktan sonra yeni bir durumun ortaya çıkmış olması (denetim raporu yazıldıktan sonra kamu zararının ödenmiş olması vb.) ya da kamu zararı tespiti yapılırken açık hukuki hataya/yanılgıya düşüldüğünün açıkça ortaya konulabilmesi gerekmektedir.

Ayrıca genel olarak yanlış anlaşılan ve icra edilen bir uygulamaya da bu noktada değinmekte fayda görülmüştür. Kimi zaman Mahalli İdareler Kontrolörleri ve Mülkiye Müfettişlerinin kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit ettikleri kamu zararı konusunda İçişleri Bakanlığı’ndan “görüş” istenilmekte, İçişleri Bakanlığı da, hakkında görüş istenen “kamu zararı tespiti” için bir başka denetim elemanını görevlendirerek aynı konuyu tekrar rapora bağlatarak bu “ikinci değerlendirmeyi” ilgili belediyeye göndermektedir. Nadiren de olsa denetim sırasında kamu zararı olduğu kanaatine varılan konu, Bakanlığın bunu ikinci kez değerlendirmesi amacıyla görevlendirdiği bir başka denetim elemanınca “kamu zararı değildir” şeklinde yorumlanabilmektedir. 

Bu gibi durumlarda, belediyeler, Bakanlığın “kamu zararını” kaldırdığını düşünmektedirler. Ancak bu algı kesinlikle yanlıştır! Üstelik kamu zararının; kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edileceği, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde belirtilmiş olmasına rağmen, meri mevzuatta, tespit edilen bu kamu zararı hakkında Bakanlığın görüş vereceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. İçişleri Bakanlığı’nın kontrol, denetim veya inceleme sonucu tespit edilen kamu zararı konusunda ikinci bir görevlendirme yaparak görüş vermesi, herhangi bir idari işleme ilişkin görüş vermesinden farklı olmadığı gibi, bir önceki paragrafta bahsettiğimiz gibi, bu görüşe dayanılarak kaldırılan ya da hakkında herhangi bir işlem yapılmayan kamu zararından üst yönetici olarak belediye başkanı sorumlu olmaya devam edecektir.

Tekrar yapılacak iş ve işlemlere dönecek olursak, belediye başkanı tarafından yapılan değerlendirmede, kamu zararının oluştuğuna karar verilmesi halinde “değerlendirme formu (Yönetmelik EK-1’de yer alan)” ile zararın tespitine ilişkin belgeler takibe yetkili birime (genellikle mali hizmetler dairesi başkanlığı ya da müdürlüğü) gönderilmelidir. Tespit edilerek kamu idarelerine bildirilen kamu zararından doğan alacakların her biri için takibe yetkili birimce alacak takip dosyası açılmalı, alacağın tespit, takip ve tahsiline ilişkin bütün belgeler bu alacak takip dosyasında muhafaza edilmelidir.

Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamu zararı teklifleri hakkında yapılacak değerlendirme işlemlerinin tamamlanarak değerlendirme formunun takibe yetkili birime ulaştırıldığı tarihten itibaren sorumlulara ve ilgililere tebliğ işlemlerine beş iş günü içerisinde başlanmalıdır. Tebliğde; borcun miktarı, sebebi, doğuş tarihi, faiz başlangıç tarihi, ödeme yeri belirtilir ve sorumlulara ve/veya ilgililere ödeme, itiraz veya sulh teklifinde bulunmak üzere otuz gün süre verilir.

Kamu zararından doğan alacaklar, takibe yetkili birimce sorumlular ve ilgililere Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.

Sorumluların ve/veya ilgililerin varsa itirazları 15 gün içinde sonuçlandırılır. Bu süre içinde sonuçlandırılmayan başvurular reddedilmiş sayılır.

İtirazlar, belediye başkanı tarafından, gerek görülmesi halinde harcama birimi ve/veya hukuk biriminin de görüşüne başvurularak sonuçlandırılır.

Kamu zararı alacaklarının yapılan tebligata rağmen sorumlular ve/veya ilgililerce süresinde rızaen ödenmemesi, sulh teklifinde ya da itirazda bulunulmaması halinde sürenin bitiminden itibaren beş iş günü içerisinde, sulh teklifinin ya da itirazın idare tarafından reddedilmesi halinde ise bu ret kararı tarihinden itibaren beş iş günü içerisinde ve her hâlükârda 30 günlük ödeme süresinden sonra ilgili alacak takip dosyası, alacağın tahsili için takibe yetkili birimce kamu idaresini temsile yetkili hukuk birimine ya da kurum avukatına gönderilir.

Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesine göre tespit edilen kamu zararları; rızaen ve sulh yolu ile, takas yapılmak suretiyle veya 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil edilecektir.

Belediyenin kamu zararını takip ve tahsile yetkili birimlerinin tereddüt yaşadığı bir diğer husus da, rızaen, sulhen veya takas yoluyla ödenmeyen kamu zararlarının tahsilinde izlenecek yönteme ilişkindir. Bu gibi durumlarda kamu zararından sorumlu olanlara karşı genel hükümlere göre işlem yapılması gerekmekte olup, bu konuda belediyelerin resen icra yetkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenle belediyeler, sorumlu ya da ilgililerden rızaen, sulhen veya takas yoluyla elde edemediği “kamu zararlarını” tahsil edebilmek için adli yargı merciinde alacak davası açarak mahkemenin idareyi haklı bulması durumunda mahkeme hükmüne dayanılarak tahsil yoluna gitmelidirler.

Kamu zararından doğan alacağın ödenmesinin sulh yolu ile sağlanması halinde, sulh işleminin kesinleştiği tarihi izleyen aybaşından itibaren sorumlunun ve/veya ilgilinin yazılı muvafakati ile aylığından kesilerek tahsilat yapılabilir. Aksi durumda, resen aylıktan kesme işlemi hukuka aykırı olacaktır. Aylıktan yapılacak kesinti tutarı, sorumlulara ve/veya ilgililere yapılan her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil bir aylık net ödemelerinin dörtte birinden az, üçte birinden çok olmamalıdır.

Kamu zararından doğan alacakların, sorumluların veya ilgililerin genel hükümler çerçevesinde kamu idaresinden tahsili gereken alacaklarından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre; 

Takas suretiyle tahsili için;

a) Alacaklı kamu idaresi ile sorumlu ve/veya ilgilinin karşılıklı olarak alacaklı ve borçlu durumunda olmaları,

b) Takas edilecek borç ve alacağın nakit olması,

c) Takas edilecek borç ve alacağın her ikisinin de vadesinin gelmiş olması,

ç) Takas yapılmadan önce sorumluya ve/veya ilgiliye alacağının borcuna takas suretiyle mahsup edileceğinin bir yazı ile bildirilmesi veya alacağını talep ettiği zaman borcu ile takas edileceğinin beyan edilmesi, gerekir.

Sonuç olarak;

Belediyelerde yapılan kontrol, denetim veya inceleme sırasında tespit edilen kamu zararı, bir rapora bağlanarak ilgili belediyesine gönderildikten ya da teslim edildikten sonra;

1. Tespit edilen zarara ilişkin hususlar, ilgili harcama yetkilisinin görüşünü de içeren ve harcama birimi tarafından düzenlenen Yönetmelik Ek-1’deki Değerlendirme Formu ile birlikte belediye başkanının değerlendirmesine sunulur,

2. Belediye başkanı değerlendirmesini 60 gün içerisinde sonuçlandırır,

3. Belediye başkanı, kamu zararının oluştuğuna karar verirse, “değerlendirme formu” ile zararın tespitine ilişkin belgeleri takibe yetkili birime gönderir,

4. Değerlendirme formunun takibe yetkili birime ulaştırıldığı tarihten itibaren sorumlulara ve ilgililere tebliğ işlemlerine 5 iş günü içerisinde başlanır,

5. Tebliğde sorumlulara ve/veya ilgililere ödeme, itiraz veya sulh teklifinde bulunmak üzere 30 gün süre verilir.

6. Sorumluların ve/veya ilgililerin varsa itirazları 15 gün içinde sonuçlandırılır. Bu süre içinde sonuçlandırılmayan başvurular reddedilmiş sayılır.

7. Kamu zararı alacaklarının yapılan tebligata rağmen sorumlular ve/veya ilgililerce süresinde rızaen ödenmemesi, sulh teklifinde ya da itirazda bulunulmaması halinde sürenin bitiminden itibaren 5 iş günü içerisinde, sulh teklifinin ya da itirazın idare tarafından reddedilmesi halinde ise bu ret kararı tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde ve her hâlükârda 30 günlük ödeme süresinden sonra ilgili alacak takip dosyası, alacağın tahsili için takibe yetkili birimce kamu idaresini temsile yetkili hukuk birimine ya da kurum avukatına gönderilir. Genel hükümlere göre işlem yapılır.

EK: Değerlendirme Formu


Telefon: +90 (312) 473 84 23
E-Posta: mts@mevzuattakip.com.tr
Adres: Çetin Emeç Bulvari Hürriyet Cad. No: 2/12 Çankaya ANKARA