Meclis Üyelerinin Devamsızlığı ve Sonuçları

  • Mevzuat Tarihi14.10.2018
  • KurumCan Emre MEMİŞ

Bu yazıda, belediye meclis üyelerinin toplantılara katılmama hallerinin hangi durumları kapsayacağı ve toplantıya katılmamanın sonuçları incelenmektedir.

Meclis Üyelerinin Devamsızlığı ve Sonuçları

Can Emre MEMİŞ[1]

Belediyelerin iş ve işlemlerini yürütebilmeleri için yönlendirici ve mevzuattan kaynaklanan hususlara ilişkin gereklilikleri yerine getirmek amacıyla bazı kararlar almaları zorunluluktur. Bu açıdan baktığımızda, belediyelerin karar organları, belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanından oluşmaktadır.

Belediyelere uygulanan temel kanun olan 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediye organlarının özellikle de belediye meclisinin belli bir disiplin altında çalışabilmesini teminen bazı düzenlemeleri ihtiva etmektedir. Bu çerçevede, belediye meclisi toplantılarına katılımı sağlamak için toplanma ve karar yeter sayıları öngörülmüş, yönetimde istikrarı sağlamanın bir parçası olarak da, meclis üyelerinin toplantılara katılmasını belli zorunluluklara bağlamış, katılmamanın da, belli şartların oluşması halinde müeyyidelerini ortaya koymuştur.

Belediye Kanununa göre; Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş üyelerden oluşur.

Belediye meclisleri, 5393 sayılı Belediye Kanununun 20 nci maddesine göre her ayın ilk haftası, önceden kararlaştırılan günde toplanır. Ayrıca aynı maddeye göre, Belediye başkanı, acil durumlarda lüzum görmesi halinde belediye meclisini bir yılda üç defadan fazla olmamak ve her toplantı bir birleşimi geçmemek üzere toplantıya çağırır. Olağanüstü toplantı çağrısı ve gündem en az üç gün önceden meclis üyelerine yazılı olarak duyurulur ve ayrıca mutat usûllerle ilan edilir. Olağanüstü toplantılarda çağrıyı gerektiren konuların dışında hiçbir konu görüşülemez.

Kısaca belediye meclisleri, tatil yaptıkları ay hariç her ay olağan toplantılarını, bunun dışında da yılda üç defadan fazla olmamak kaydıyla ve belediye başkanının çağrısı üzerine olağanüstü toplantılarını da yapabilmektedir.

Belediye meclisleri, Kanunun 22 nci maddesine göre üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanmaktadır. Üye salt çoğunluğu bulunmadığı durumlarda başkan, gün ve saatini tespit ederek en geç üç gün içinde toplanmak üzere meclisi tatil eder. Gelecek toplantı, üye tam sayısının dörtte birinden az olmayan üye sayısı ile yapılır.

Hususiyetle incelemeye çalıştığımız konuya geçmeden önce, yapacağımız değerlendirmede esas alacağımız bazı kavramlar üzerinde durmamız yerinde olacaktır.

Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinde;

Toplantı: Meclisin bir ay içinde yaptığı birleşimlerin tamamı,

Birleşim: Meclisin bir gün içinde yaptığı oturumların tamamı,

Oturum: Bir birleşimin ara ile bölünen kısımlardan her biri,

olarak tanımlanmıştır.

Bu kavramlar çerçevesinde, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 29 uncu maddesinde yer alan “Özürsüz veya izinsiz olarak arka arkaya üç birleşim günü veya bir yıl içinde yapılan toplantıların yarısına katılmayan üyenin üyeliğinin düşmesine, savunması alındıktan sonra üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar verilir.” hükmündeki "meclis üyelerinin arka arkaya üç birleşim günü veya bir yıl içinde yapılan toplantıların yarısına katılmamaları" hususunu şu şekilde değerlendirmemiz gerekecektir:

Düzenlemelerde, olağan ve olağanüstü toplantı ayırımı yapılmamıştır. Bu nedenle, bazen tereddüt yaratan "toplantıya katılmama durumunun olağanüstü toplantıları kapsayıp kapsamadığı" hususuna ilişkin yeterli açıklık olduğu ortadadır. Bu nedenle, katılmama durumunun olağan toplantıların yanı sıra olağanüstü toplantılarındaki devamsızlıklarında dikkate alınması gerekmektedir.

Bunun yanında devamsızlığın değerlendirilmesinde/hesabında bir birleşim gününde yapılan oturumlar değil, o gün yapılan oturumların toplamının yani birleşim gününün esas alınmasının gerektiği görülmektedir.

Burada hemen şu soruyu cevaplandırmak gerekmektedir. Bir günde birden çok birleşimle tamamlanan oturumun son birleşimine katılan meclis üyesini, o gün devamsız sayacak mıyız? Yönetmelik hükmündeki toplantı ve birleşim tanımından yola çıkarak, Kanunun 29 uncu maddesini değerlendirdiğimizde, oturumun bir birleşimine katılmış olmanın devamsızlık sayılmayacağı ve meclis üyeliğinin düşürülmesi değerlendirilmesinde dikkate alınmayacağı sonucuna ulaşabiliriz.

Yine,bilindiği üzere belediye başkan ve meclis üyeleri Kanuni bir zorunluluk olarak

Belediye Kanununun 27 nci maddesinde yer alan “Belediye başkanı ve meclis üyeleri, münhasıran kendileri, ikinci derece dâhil kan ve kayın hısımları ve evlatlıkları ile ilgili işlerin görüşüldüğü meclis toplantılarına katılamazlar.” hüküm çerçevesinde zorunluluk olarak ve Kanun hükmünün uygulanmasını sağlamak amacıyla toplantıya katılmama durumunun devamsızlıktan sayılmayacağını ve düşürülme açısından öneminin olmadığını ifade etmeliyiz.

Burada değerlendirmemiz gereken hususlardan bir tanesi de; Belediye Meclisinin toplantı yeter sayısının bulunamaması nedeniyle, toplantının ertelenmesi halinde başkan tarafından meclis toplantısının ertelenmesine sebep olan gelmeyen üyelerin durumunun devamsızlıktan sayılıp sayılmayacağıdır.

Bu konuda, mevzuatımızda doğrudan bir düzenleme mevcut değildir. Buna karşılık, sonuç çıkarılmasını sağlayacak referans düzenlemeler de mevcut değildir. Zira, toplantının yapılması halinde, birden çok birleşim söz konusu olmuş olsaydı, gelmeyen üyenin o birleşime iştirak edip etmeyeceği konusunda net bir değerlendirme yapılamaz. Buna karşılık, meclisin toplanamaması ve bu durumun karar alamama ve belediyenin hizmetlerinin aksaması sonucunu doğurmasının başka müeyyidelerinin de bulunması karşısında, bu gibi durumların devamsızlıktan sayılmaması gerektiği kanaatini taşımaktayız.



[1] ODTÜ Kentsel Politika Planlaması ve Yerel Yönetimler Yüksek Lisans


İlgili Kanun:

Belediye Kanunu


Yorumlar