Yasal Dayanak ve Güncellemenin Kaynağı
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan “2872 Sayılı Çevre Kanununun 20’nci Maddesinin Birinci Fıkrasının (K) Bendi Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2025/41)”, çevre mevzuatına aykırılık hâllerinde uygulanacak yaptırımların parasal karşılıklarını 2026 yılı için yeniden belirlemiştir.
Söz konusu güncelleme; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17/7’nci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi uyarınca her yıl uygulanan yeniden değerleme mekanizmasına dayanmaktadır. Bu kapsamda, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 585) ile 2025 yılı için belirlenen %25,49 yeniden değerleme oranı esas alınmıştır.
(K) Bendi Kapsamındaki Cezalar Nasıl Değişti?
Tebliğ eki tabloda yer alan bilgilere göre, özel çevre koruma bölgelerine ilişkin olanlar dışındaki (k) bendi kapsamındaki idari para cezaları 1 Ocak 2026 itibarıyla artırılmıştır. Buna göre:
-
Kanunda 20.000 TL olarak yer alan ceza tutarı, 2026 yılı için 699.245 TL olarak uygulanacaktır.
-
Kanunda 100.000 TL olarak belirlenen ceza tutarı ise 3.496.768 TL seviyesine yükseltilmiştir.
Bu tutarlar, 1/1/2026–31/12/2026 tarihleri arasında uygulanacak olup, hesaplamalarda Türk Lirası küsuratları dikkate alınmayacaktır.
Uygulama Açısından Anlamı
(K) bendi kapsamında yer alan fiiller; çevresel yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, bildirim ve izin süreçlerine aykırılıklar gibi idari nitelikli ihlalleri kapsamaktadır. Ceza tutarlarındaki yüksek artış, bu alandaki yaptırımların caydırıcılığının belirgin biçimde güçlendirildiğini göstermektedir.
Özellikle çevreye etkisi bulunan faaliyetleri yürüten işletmeler ile yerel yönetimlerin, 2026 yılı itibarıyla çevre mevzuatına uyum süreçlerini daha sıkı bir iç kontrol ve denetim anlayışıyla yönetmeleri gerekecektir.
Sonuç ve Değerlendirme
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun (k) bendi kapsamında uygulanan idari para cezalarının 2026 yılı için önemli ölçüde artırılması, çevre mevzuatının artık yalnızca teknik bir yükümlülük alanı olmadığını; ciddi mali sonuçlar doğuran bir uyum alanına dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Belediyeler, işletmeler ve ilgili tüm idareler açısından bu Tebliğ, çevresel risklerin mali boyutunu yeniden değerlendirmeyi zorunlu kılan bir düzenleme niteliğindedir.