Geçici 9’uncu madde neyi hedefliyor?
Madde; itfaiye raporu alınması gereken ve ayrıca Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin geçici 4’üncü maddesi kapsamında (malzeme temini vb. nedenlerle eksikliklerin giderilmesine süre verilmiş) konaklama yerlerini hedefliyor.
Yani düzenleme, “yangın güvenliği eksiklikleri için süre verilmiş konaklama tesisleri” alanına doğrudan müdahale ediyor.
Temel kural: Denetim var; rapor yoksa “derhal” faaliyet duruyor
Geçici 9’a göre yetkili idareler (ruhsat vermeye/denetlemeye yetkili kurum) bu konaklama yerlerinde denetim yapacak. Denetim sonucunda;
- Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğe uygunluğu gösteren itfaiye raporu ibraz edilemiyorsa, bu işyerleri ek 3’üncü madde kapsamında 31/05/2026 tarihine kadar derhal faaliyetten menedilecek.
Buradaki kritik kelime “derhal”: Denetimde rapor yoksa, “tamamlayana kadar işlet” yaklaşımı değil; hemen durdurma yaklaşımı.
“Verilen süre” işletmek için değil, tadilat/imalat yapmak için
Madde, uygulamada sık görülen bir yanlış anlamayı da kapatıyor: Verilen süre;
- itfaiye raporunun tanzimi için gerekli aykırılık/noksanlıkların giderilmesine yönelik olacak,
- yapı içinde yapılacak imalat ve tadilatlar için kullanılacak,
- ve bu süre içinde faaliyetin icrasına müsaade edilmeyecek.
Başka bir deyişle: “Nasılsa süre var, o süre boyunca çalışalım” değil; “süre var, o sürede eksikleri kapatıp raporu alalım; çalışmak yasak”.
Son aşama: 31/05/2026 sonunda rapor hâlâ yoksa “ruhsat iptali + kapatma”
Geçici 9’un kapanış cümlesi oldukça kesin: Süre sonunda itfaiye raporu ibraz edilemeyen işyerleri, işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilerek kapatılır.
Bu, uygulamada iki basamaklı bir yaptırım kurgusu yaratıyor:
1. Denetim → rapor yok → faaliyetten men (derhal)
2. 31/05/2026 → rapor hâlâ yok → ruhsat iptali ve kapatma
Belediyeler ve yerel uygulamalar açısından “ne değişti?”
Bu ek madde, belediyeler açısından üç noktayı sertleştiriyor:
- Denetim sorumluluğu “pasif” değil “aktif”: Denetim yapılması ve rapor ibrazının aranması artık çok daha görünür bir yükümlülük.
- Faaliyetten men kararının eşiği düşüyor: “Rapor yoksa” kriteri, özellikle konaklama tesislerinde anlık ve bağlayıcı bir eşik.
- Süre yönetimi netleşiyor: Verilen sürenin, fiilen “işletmeye devam” değil tadilatla uyum sağlama süresi olduğu açık.
Bu çerçevede, yerel idarelerin (özellikle ruhsat/denetim birimleri ile zabıta ve itfaiye süreçleri) denetim planı, tutanak standardı, tebligat ve mühürleme iş akışı ile “ek 3” uygulamasını dosya düzeni içinde yürütmesi beklenir. Aksi hâlde konu, hem can güvenliği hem idari hem de cezai sorumluluk boyutuyla büyüyebilir.
MİARGEM Değerlendirmesi: “Rapor” Tek Evrak Değil, Kurumsal Risk Yönetimi Testidir
Görüşlerine başvurduğumuz MİARGEM yetkililerinin değerlendirmesine göre, Geçici 9’uncu madde, belediyelerin ruhsat ve denetim işini yalnız “kontrol faaliyeti” olarak değil, kurumsal risk yönetimi olarak ele almasını zorunlu kılıyor. Çünkü “itfaiye raporu yoksa faaliyetten men” kuralı, sahada tek bir tutanağın ötesinde; planlama, koordinasyon, belgelendirme ve süre takibi zincirinin tamamını görünür hale getiriyor.
Bu nedenle belediyeler için kritik eşik, denetimin yapılmış olması değil; denetimin ölçülebilir ve ispatlanabilir şekilde yürütülmesidir. Ruhsat dosyasında; denetim planı, tespit tutanağı, eksiklik listesi, tebligat kayıtları, mühürleme/men işlemi, kontrol denetimleri ve nihai raporun ibrazına ilişkin belgeler tek bir dosya mantığıyla bütünlenmelidir. Böyle bir “iz üretimi” yoksa, aynı dosya ileride idari ve cezai sorumluluk tartışmalarında belediyeyi zayıf bırakabilir.
MİARGEM değerlendirmesinde, bu tür yüksek riskli alanlarda “son dakika reaksiyonu” yerine periyodik izleme öneriliyor: Konaklama tesisleri için 31/05/2026 tarihine kadar geçen sürede belediyenin yapacağı iş, yalnızca bir defalık denetim değil; aşamalı takip (tespit–tebligat–yeniden kontrol–rapor doğrulama) kurgusudur. Bu kurguyu desteklemek üzere EBYS üzerinde standart konu kodlarıyla bir “Geçici 9 Takip Dosyası” açılması; her işlem adımının tarih–sorumlu–sonuç bilgisiyle kayıt altına alınması, hem idarenin kendi içinde koordinasyonu güçlendirir hem de dış denetimde savunma kapasitesini yükseltir.
Son olarak, bu düzenleme işletmelere “sezon planı” uyarısı verirken, belediyelere de “kurum planı” uyarısı yapıyor: Ruhsat, zabıta ve itfaiye süreçleri birbirinden kopuk yürütülürse, sahada kararlar gecikir; gecikme ise artık doğrudan faaliyetten men/kapatma sonucuna bağlanmış durumda. Dolayısıyla Geçici 9, teknik bir ek madde olmanın ötesinde, yerel idarelerin koordinasyon refleksini ölçen bir düzenleme niteliği taşıyor.
İşletmeler için pratik sonuç: “Raporu almadan sezon planı yapmayın”
Konaklama tesisleri bakımından mesaj çok yalın: İtfaiye raporu yoksa işletme, denetimde durdurulabilir; 31 Mayıs 2026 sonunda rapor yoksa ruhsat iptal edilip kapatılabilir. Bu yüzden işletmelerin; yangın güvenliği eksiklerini projeli şekilde tamamlayıp, rapor süreçlerini (tespit–tadilat–kontrol–rapor) takvimlendirmesi artık “iyi uygulama” değil, varlık şartı.