Kamu Zararlarının Çıkarılmasında Sorumluların Tespiti

  • Mevzuat Tarihi05.07.2011
  • KurumSayıştay

Belediyede çalışan sendikasız işçilerin memur gibi kabul edilerek kendilerine “Belediye Memurlarına Yemek Kuponu İle Öğle Yemeği Verilmesi” ihalesi kapsamında yemek yardımı yapılıp yapılamayacağı.

Temyiz Kurulu Kararı

Saymanlık Adı : Kocaeli Karamürsel Belediyesi Hesap İşleri Müd.

Yılı : 2006

Dairesi : 3

İlam No : 957

Dosya No : 32649

Tutanak No : 33487

Tutanak Tarihi : 05.07.2011

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

957 sayılı ilamın 5. maddesiyle Belediyede çalışan sendikasız işçilerin memur gibi kabul edilerek kendilerine “Belediye Memurlarına Yemek Kuponu İle Öğle Yemeği Verilmesi” ihalesi kapsamında yemek yardımı yapıldığı gerekçesiyle 58.444,86 TL. ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler 1. dilekçelerinde özetle;

4857 sayılı kanunun 2. Maddesinde "Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği bulunmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan veya olmayan unsurlar ile işçinin birlikte Örgütlendiği birime işyeri denir.

İşverenin işyerinde ürettiği mal ve hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene, bakım ve mesleki eğitim ve aile gibi diğer eklentiler ve araçlarda işyerinden sayılır."

8. maddesinde “iş sözleşmesi bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren)da ücret Ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.

İş sözleşmesi, kanunda aksi belirtilmedikçe özel bir şekle tabi değildir. Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bu belgeler damga vergisi hariç resim ve harçtan muaftır.

Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiyi en geç iki ay içinde genel ve özel çalışma koşullarım günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ücret eklentilerini, ücret Ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Süresi bir ayı geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. İş sözleşmesi iki aylık süre dolmadan sona ermişse bu bilgilerin en geç sona erme tarihinde işçiye yazılı olarak verilmesi zorunludur".

9. maddesinde; “Taraflar iş sözleşmesini kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler. İş sözleşmeleri belirli ve belirsiz süreli yapılır. Bu sözleşmeler çalışma biçimleri bakımından tam süreli veya kısmi süreli yahut deneme süreli ya da diğer türde oluşturulabilir." Hükümlerinin yer aldığını,

İş sözleşmesinin işçinin iş görmeyi, işvereninde ücret ödemeyi üstlenmesini belirten bir belge olduğu, Belediyede işverenin Belediye Başkanı (Üst yönetici) olduğu ve Belediyede sendikasız olarak çalışan işçilere verilecek ücretin belirlenmesi veya bazı sosyal hakların Ödenmesine karar verilmesi Belediye Başkanına ait bir yetki olduğu, Belediye Başkanının bu yetkisini işçilerle tek tek iş sözleşmesi yapmadan hizmet sözleşmesi anlamında belediyenin yürütme organı olan Belediye Encümeni kararıyla geniş katılımlı olarak yerine getirdiği,

Sendikasız işçilere yapılan sosyal yardımın (yemek yardımı) işçiler arasındaki ücret dengesizliğinin giderilmesi farklılıkların azaltılması yanında iş barışının sağlanması ve iş verimliliğinin artırılması amacına yönelik olduğu, yoksa bu işçilerin memur gibi mütalaa edilmediği, 4857 sayılı Kanunda ve 2006 yılı bütçe kanununda ücret dışında ücret eklentileri arasında sayılan (yemek yardımı ve bunun gibi) yemek yardımının verilemeyeceğine dair bir sınırlama ve hüküm bulunmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.

Savcılık 1. karşılamasında Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

Dilekçiler 2. dilekçelerinde 1. dilekçelerindeki gerekçelerden farklı olarak 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi uyarınca tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir. Muhasebe yetkilisi Oya Gençer ayrıca 5018 sayılı Kanunun 61. maddesindeki

“Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalı olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iş günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazılı olarak gönderilir. Hataların düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme işlemi gerçekleştirilir.” Hükmü ile 5189 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararındaki “Bu hükümler karşısında, bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştay’a karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.” Hükmü uyarınca muhasebe yetkilisinden tazmin istenemeyeceğini belirtmiştir.

Savcılık 2. karşılamasında Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

5018 sayılı Kanunun 61. maddesindeki “Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;

a) Yetkililerin imzasını,

b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,

c) Maddi hata bulunup bulunmadığını,

d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri,

Kontrol etmekle yükümlüdür.

Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz…

Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki ödemeye ilişkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen ödemeye ilişkin kontrol yükümlülüklerinden dolayı sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır…” hükmüne göre muhasebe yetkilisinin sorumluluğa ilişkin itirazı yerinde görüldüğünden 957 sayılı ilamın 5. maddesiyle verilen 58.444,86 TL tazmin hükmünün usulden Bozularak sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın kararı veren Daireye gönderilmesine,

Karar verildiği 05.07.2011 tarih ve 33487 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.


İlgili Kanun:

İş Kanunu (4857)


Yorumlar