Kamulaştırılan Taşınmazın Emlak Vergisine Esas Vergi Değerleri İle Maliklere Ödenen Kamulaştırma Bedelleri Arasında Fark Olması

  • Mevzuat Tarihi03.05.2017
  • KurumSayıştay

ÖZET: Kamulaştırılan özel mülkiyete ait taşınmazların emlak vergisine esas vergi değerleri ile maliklere ödenen kamulaştırma bedelleri arasında fark olmasına rağmen cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılmaması.

T.C.

SAYIŞTAY

TEMYİZ KURULU KARARI

Yılı: 2014     

Dairesi: 6     

Dosya No: 41276                                

Tutanak No: 43058                            

Tutanak Tarihi: 3.5.2017                  

ÖZET: Kamulaştırılan özel mülkiyete ait taşınmazların emlak vergisine esas vergi değerleri ile maliklere ödenen kamulaştırma bedelleri arasında fark olmasına rağmen cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılmaması.

163 sayılı İlamın 1’inci maddesi ile, kamulaştırılan özel mülkiyete ait taşınmazların emlak vergisine esas vergi değerleri ile maliklere ödenen kamulaştırma bedelleri arasında fark olmasına rağmen cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılmaması sonucu ...-TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğa iştiraki bulunan …sırasıyla 41275 ve 41276 sayılı dosyalarda yer alan temyiz dilekçelerinde özetle,

Kamulaştırma Kanununun Vergilendirme başlıklı 39’uncu maddesinde; “Kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunur. Emlak vergisi beyannamesinin ek süreye rağmen verilmemiş olması halinde, kesinleşen kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın yapıldığı yıla ait vergi değeri yerine geçer ve bu değer üzerinden cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılır” denildiğini;

İmar Kanunun İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali başlıklı 10’uncu maddesinde; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.” denildiğini;

Yine İmar Kanununun İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler başlıklı 13’üncü maddesinde; “İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerin kamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyen bir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen sürenin emlak vergisini mal sahibi öder.

Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki arsa ve arazilerin, bu kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz olarak terk edilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisi alınmaz.” hükmünün yer aldığını;

Emlak Vergisi Kanununun Daimi muaflıklar başlıklı 4’üncü maddesinde; ”Aşağıda yazılı binalar, kiraya verilmemek (24.11.1994 tarihli ve 4046 saydı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaftır, (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmaz.

a) Özel bütçeli idarelere (Mazbut vakıflar dahil), il özel idarelerine, belediyelere, köy tüzel kişiliğine, kanunla kurulan üniversitelere ve Devlete ait binalar.”

14’üncü maddesinde “Aşağıda yazılı arazi kiraya verilmemek (24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Arazi Vergisinden daimi olarak muaftır, (a), (b), (f), (ı) ve (j) fıkralarındaki arazi için kiraya verilmeme şartı aranmaz.

Özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere ve köy tüzel kişiliğine, kanunla kurulan üniversitelere ve Devlete ait arazi “ hükümlerinin bulunduğunu;

Yukarıda belirtilen kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Kamulaştırma Kanununun 39’uncu maddesine göre doğan emlak vergisi farkını, İmar Kanununun 13’üncü maddesine göre kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödeneceğine dair hüküm bulunduğunu; kamulaştırmayı yapan idare, Emlak Vergisi Kanununun 4 ve 14’üncü maddelerine göre emlak vergisinden daimi muaf olduğunu;

Konu edilen alanın 1/1000 ölçekli ... Sağlıklaştırma Dönüşüm Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu Kapsamında 6306 Sayılı Kanuna göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 02.08.2013 tarih ve 4800 sayılı onayı ile Rezerv Alanı ilan edilen alanda kaldığını;

Gelir İdaresi Başkanlığının 31.03.2015 tarih ve 31362 sayılı yazısında, “İmar planına alınarak vergi ödemesi durdurulan taşınmazın kamulaştırılması durumunda, durdurma tarihi kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk eden emlak vergisini, taşınmazın eski maliki adına kamulaştırmayı yapan idareden tahsil edilmesi” denildiğini;

İlamdaki kamu zararı tablosuna göre;

... Eğitim Vakfı’na tahakkuklar yapılarak …-TL arsa vergisi ve …-TL Tabiat Kültür Varlıklarını Koruma Payının 23.12.2015 tarihinde Seri B 6700262 nolu makbuz ile tahsil edildiğini;

… adına …-TL tahakkuk yapıldığını;

… adına …-TL tahakkuk yapıldığını;

… Gıda İnşaat Teks. Ev Gereç. San. Tic. Ltd. Şti. adına …-TL tahakkuk yapıldığını;

… adına …-TL tahakkuk yapıldığını;

… adına …-TL tahakkuk yapıldığını;

… varisleri adına …-TL tahakkuk yapıldığını;

… adına …-TL tahakkuk yapıldığını;

… adına …-TL tahakkuk yapıldığını;

… adına …-TL tahakkuk yapıldığını;

Kamu zararı tablosundaki şahıs, şirket ve vakıflar adına tahakkuklar yapıldığından ve ... Eğitim Vakfı tarafından borcu ödendiğinden dolayı ...-TL kamu zararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Ayrıca, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında “Bu kanun uyarınca yapılacak kamulaştırmalar 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3’üncü ikinci fıkrasındaki iskan projelerinin geliştirilmesi amaçlı kamulaştırma sayılır.” hükmünün yer aldığını;

Yukarıda belirtilen kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Kamulaştırma Kanununun 39’uncu maddesine göre doğan emlak vergisi farkını, İmar Kanununun 13’üncü maddesine göre kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödeneceği hükmünün bulunduğunu; kamulaştırmayı yapan idarenin Emlak Vergisi Kanununun 4 ve 14’üncü maddelerine göre emlak vergisinden daimi muaf olduğunu;

Buna göre tahakkukları yapılmış olan ...-TL’nin kamu zararı olarak kabul edilmemesini ve yapılan tahakkukların iptal edilmesini talep etmişlerdir.

Başsavcılık mütalaasında, temyiz talebinin kabulü ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması yönünde görüş bildirilmiştir.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde;

Osmangazi Belediyesinin 08.01.2014 tarih ve 2014/4 Esas ve 70 sayılı Kararı ile 1/1000 ölçekli ... Sağlıklaştırma Dönüşüm Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu kapsamında 6306 sayılı yasa ile rezerv alanında kalan ve mülkiyeti Osmangazi Belediyesi, Bursa İl Özel İdaresi, Maliye Hazinesi ve şahıs mülkiyetinde olan taşınmazların satın alınmasının 5393 sayılı Kanunun 18/e maddesine istinaden uygun olduğuna,

Söz konusu ada ve parsellerin Belediyenin 2011-2015 yılları arası 5 yıllık kamulaştırma programına alınmasının 3194 sayılı Kanunun 10’uncu maddesine istinaden uygun olduğuna, karar verildiği;

Bunun üzerine, kamulaştırılan özel mülkiyete ait taşınmazların emlak vergisine esas vergi değerleri ile maliklere ödenen kamulaştırma bedelleri arasında fark olmasına rağmen cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılmadığı görülmüştür.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Vergilendirme” başlıklı 39’uncu maddesinde “Kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunur. Emlak vergisi beyannamesinin ek süreye rağmen verilmemiş olması halinde, kesinleşen kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın yapıldığı yıla ait vergi değeri yerine geçer ve bu değer üzerinden cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılır.” denilmektedir.

Buna göre, kamulaştırma yetkisine haiz idarelerce yapılan kamulaştırmalarda, kamulaştırma bedeli, ilgili taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisini tarhına esas değerinden fazla ise, aradaki fark üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere emlak vergisi tarh olunur.

3194 sayılı İmar Kanununun “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.

İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.” denilmektedir.

Aynı Kanunun “İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler” başlıklı 13’üncü maddesinde;

“İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerin kamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyen bir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen sürenin emlak vergisini mal sahibi öder.

Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki arsa ve arazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz olarak terk edilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisi alınmaz.” denilmektedir.

İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin (h) bendinde ise “Umumi Hizmetlere Ayrılan Miktar” tanımı;

“Bir düzenleme sahasında yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tâbi olmayan alanlar ile cami, karakol yerleri ve ilgili tesisler için ayrılan alanların tümüdür.” şeklinde yapılmıştır.

Yukarıda yazılı mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere imar planı yürürlüğe girdikten sonra belediye meclisince 5 yıllık imar programı onaylanmaktadır. İmar programına göre ilgili kamu kuruluşlarınca kamulaştırılacak alanların kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olması gerekmektedir. Kamulaştırma programına alınma şartı, kamulaştırılacak alanların kamu hizmet tesislerine tahsis edilmesidir. Emlak vergisi ödemesinin durdurulma şartı ise, kamulaştırma yapılacak alanın imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler arasında bulunmasıdır. Umumi hizmetlere ayrılan yerler ise yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi ortak kullanım alanlarıdır.

İlam konusu edilen hususta yapılan kamulaştırmalar, ... Sağlıklaştırma Dönüşüm Amaçlı Uygulaması Projesinde 6306 sayılı Yasa kapsamında rezerv alanında kalan taşınmazlar için yapılmıştır. Yani kamulaştırmalar belli bir bölgede yapılacak olan kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılmıştır. Anlaşılacağı üzere yapılan kamulaştırmalar umumi hizmetlere ayrılan yerlerden değildir.

Bu nedenle, kamulaştırma işlemi Meclis tarafından alınan kararla 3194 sayılı İmar Kanununun 10’uncu maddesine göre yapıldığından dolayı aynı Kanunun 13’üncü maddesine göre emlak vergisini kamulaştırma yapan kurumun ödemesi gerektiği ve kamulaştırmayı da Belediye yaptığından emlak vergisi tahakkuk etmeyeceği iddiası yerinde görülmemiştir.

Ayrıca 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Vergi değerini tadil eden sebepler” başlıklı 33 üncü maddesinde, bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi de vergi değerini tadil eden sebepler arasında sayılmıştır. Buna göre, taşınmazın kamulaştırılması da vergi değerini değiştiren sebepler arasındadır. Dolayısıyla vergi değeri değiştiğinden kamulaştırma bedeli üzerinden emlak vergisi tarhiyatı yapılması gereklidir.

Diğer yandan, alınan meclis kararında dilekçede iddia edildiğinin aksine imar programına ilişkin bir husus bulunmamakta; kamulaştırma programından bahsedilmektedir.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 163 sayılı İlam’ın 1’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğu ile,

Karşı oy gerekçesi

Üye … karşı oy gerekçesi:

09/04/2002 tarih ve 24721 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4751 sayılı Kanun ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda önemli değişikliklere gidilmiş ve yapılan değişiklik ile emlak vergisinin tarh ve tahakkukuna ilişkin yeni esaslar getirilmiştir.

4751 sayılı Kanun’un 2 (f) maddesi ile değişen 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun ‘Vergi Değeri’ başlıklı 29’uncu maddesine göre vergi değeri Belediyelerce tespit edilmeye başlanmıştır.

1319 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler sonrasında 2002 yılı itibariyle emlak vergisinin ilgili Belediye tarafından tarh ve tahakkuk ettirilmesinde mükellefin bildirim dışında asli bir fonksiyonunun kalmaması ve vergi değerinin hesaplanmasının idari bir tasarruf olması nedeni ile, her ne kadar 2942 sayılı Kanun’un 39’uncu maddesi cezalı emlak vergisi tarhiyatı öngörmekte ise de kamulaştırma yapılan taşınmaza ilişkin emlak vergi değerinin kesinleşen kamulaştırma bedelinden düşük olması halinde yukarıda belirtilen cezalardan mükellefe izafe edilebilecek bir kusurun bulunmaması, kamulaştırmanın yapıldığı yıla ait kamulaştırma bedeli ile emlak vergi değeri arasındaki fark üzerinden yapılacak ikmalen tarhiyata vergi ziyai veya usulsüzlük cezası kesilmemesi ve gecikme faizi hesaplanmaması gerekir.

Söz konu ada ve parsellerin, … Belediyesi Encümeninin 31/12/2013 tarih ve 3267 sayılı Kararı ile 1/1000 ölçekli ... sağlıklaştırma dönüşüm amaçlı uygulama imar planı revizyonu kapsamında rezerv alanında kalması, rezerv alanında kalan bu taşınmazların satın alınması ve kamulaştırılması için dairesince Belediye meclisine teklifte bulunulmuştur. … Belediye Meclisinin esas no:2014/4 karar no:70 ile söz konusu ada parsellerin 3194 sayılı İmar Kanununun 10’uncu maddesine istinaden 2011/2015 yılları arası 5 yıllık imar programına alınmasına 08/01/2014 günlü olağan toplantısında oy çokluğuyla karar verilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nda ise “İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesinin durdurulacağı, kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisini, kamulaştırmayı yapan idarenin ödeyeceği” hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Kamulaştırma Kanunu’nun 39’uncu maddesine göre doğan emlak vergisi farkını, İmar Kanununun 13’üncü maddesine göre kamulaştırmayı yapan idarenin ödeyeceğine dair hüküm bulunmaktadır. Kamulaştırmayı yapan idare ise Emlak Vergisi Kanununun 4 ve 14’üncü maddelerine göre emlak vergisinden daimi muaftır.

Bu nedenle, tazmin hükmünün Kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

Karar verildiği 03.05.2017 tarih ve 43058 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.


İlgili Kanun:

Emlak Vergisi Kanunu


Yorumlar